İş dünyasında dengeleri değiştirecek önemli bir gelişme yaşandı. Yargıtay, iş sözleşmesinin feshinden sonra işleyen bildirim süreleri içinde yapılan genel ücret artışlarından, işten ayrılma aşamasındaki personelin de yararlanması gerektiğine hükmetti. Son dönemde çalışanların yüzünü güldüren iş hukuku haberleri arasında ilk sıraya yerleşen bu karar, işten çıkış süreçlerindeki belirsizliği ortadan kaldırıyor.
Sözleşme Son Güne Kadar Devam Ediyor
Kararın temel dayanağını, iş sözleşmesinin fesih bildirimiyle hemen sona ermediği ilkesi oluşturuyor. Yargıtay, ihbar süresinin iş ilişkisinin devam ettiği hukuki bir süreç olduğunu vurguladı. Buna göre, işveren fesih bildiriminde bulunmuş olsa bile, çalışma süresi fiilen bitene kadar işçi, işyerindeki diğer çalışanlarla eşit haklara sahip olmaya devam ediyor. Yani işyerinde diğer personellere yapılan genel artış, ihbar süresi zam hakkı kapsamında işten ayrılacak olan çalışana da yansıtılmak zorunda.
Tazminat Hesaplarında Rakamlar Değişiyor
Bu emsal karar, sadece o ayki maaş bordrosunu değil, işçinin alacağı toplu parayı da doğrudan etkiliyor. Bilindiği üzere kıdem tazminatı hesaplama işlemleri, işçinin işten ayrıldığı tarihteki son giydirilmiş brüt ücret üzerinden yapılıyor. İhbar süresi içinde gelen zammın maaşa yansıması, otomatik olarak kıdem tazminatı tavanını aşmamak kaydıyla tazminat miktarını da yukarı çekiyor.
Hukukçulardan Önemli Uyarı
Uzmanlar, benzer durumdaki çalışanların hak kaybına uğramaması için bordrolarını dikkatle incelemeleri gerektiğini belirtiyor. İşverenlerin “nasıl olsa işten çıkıyor” düşüncesiyle zammı yansıtmadığı durumlar, yerleşik Yargıtay kararları ile hukuka aykırı kabul ediliyor. Eğer ihbar süresi içinde işyerinde genel bir zam yapıldıysa ve bu durum çıkış bordrosuna yansıtılmadıysa, işçinin aradaki farkı talep etme hakkı bulunuyor.






